Blog

Hasbelkader Bir Evren Yolcusu

Artus güçlü olanın güzel olduğu, kadınların 16 yaşında büyülü güçler kazanıp köleleştirilmiş erkeklerin amelelik işlerde ya da savaşlarda kullanıldığı acımasız bir diyar. Feodal bir düzen ile yönetilen Artus’un bilinen tarihi, “Mutlak Kraliçe” Nefertari’nin yıllıkları ile başlar. Küçük kızı İstari’nin 16. doğum gününde; Kral’ı öldürerek tahta geçen Kraliçe yedi büyük lorda boyun eğdirmiş, otoritesine karşı çıkanları…

Işık

Uzakta, artık çok uzakta… Keşke masumca güldüğümüz, O zamanlara dönebilsek. Böylece tekrar hissedebilirim. *** Duygularım paramparça, Camdan yapılmışlar gibi Neyin önemli olduğunu İnsan, kaybedince anlıyor. *** Sensiz dünyam yapboz gibi Tamamlanmamış. Ve sonsuza kadar eksik parçaları. Sen olmadan bu imkânsız. *** Lütfen zamanı durdur ki Silüetini kalbime kazıyayım. İzinin varsa eğer Her şeyi feda etsem…

Klorofevil

Marmelat Ailesi yeni bir güne uyanmıştı. Serap yumurta kaynatıyor, Hayali ise masaya kahvaltılıkları taşımayı bitirmiş; tabak, kaşık, çatal diziyordu. İş arasında da bakışıp, gülüşmeyi ihmal etmiyorlardı. Çiçeği burnunda çiftimizin küçük oynaşmaları televizyondan gelen son dakika sesiyle bölündü. Yeni bir salgın hakkındaki habere dikkat kesildiler. Son günlerde salgınlar pek modaydı. Önce durumu yayından zannetseler de haberi…

İsekai Evliya Çelebi “Devlet-i Aliyye’den”

Artus Devleti; muhtelif zanaatlarda ehlileşmiş Adele, Karun, Yumi, Bibara ve Saka ada devletlerinin Osteros ile yapılan “Büyük Savaş” zamanında birleşmesiyle hasıl olmuş genç bir devlettir. Adalar Aimi Denizi ile çevrilidir; yönetimleri özerktir. Devletin toplam nüfusu 9.311 kişidir.   Adele Adası; 496 hanedir. Toprakları hayli verimlidir. Adam eksen, adam çıkar. Adada her türden mahsul yetişir. Peyniri…

Kabaçka Kahramanı

Kış gelmiş, kıyafetlerini çıkartmıştı ağaçlar. Bütün gün kendi kendine konuşup, sandalyesinde gacur gucur sallanırken zamanın nasıl geçtiğini fark edememişti Kahraman. Hizmetçisinin getirdiği kekten döke saça bir ısırık alıp, şık bir porselen bardaktaki çayını höpürdeterek yudumladı. Bunlar yaşının ona kazandırdığı küçük ayrıcalıklardı. “Konfor adamı çürütüyor.” diye iç geçirdi. İstemsizce elini yanından hiç ayırmadığı kılıcın kabzasına götürdü.…

Kuranglez

Bol sıfırlı banka hesapları, para dolu kutuları yoktu. Sadece zamanın harcadığı gençlerden biriydi. Tabii nüfus kâğıdı artık öyle demiyordu. Faturalarını ödeyecek, boğazından iki lokma geçirecek işi ve sağlıklı bir bedeni olduğu için kuponuna loto tesadüf etmiş kadar şanslıydı. Kiralara gelen son zamla birlikte şehir merkezinde, işe yürüme mesafesinde oturma devri bitmişti. Kenar mahallelerde kapıcı dairesi…

Nektarinin Kâhini ve Minyatür Kehaneti

“Herkes en hızlı koşamaz, en yükseğe zıplayamaz. Herkes aynı zekaya da sahip değil kuzum.” annemin beni avutmak için kullandığı cümlelerdi bunlar. Bugün üzerinde düşündükçe anlıyorum ki annem haklıymış. Anneler her zaman haklıdır. 1991 yılı 9 Nisan Salı günü Sapmaz ailesinin ilk çocuğu olarak, olması gerekenden iki ay erken dünyaya gelmişim. Karanlık dönemlerim (0-3 yaş) ile…

Hayat Ağacı

Kelimenin tam anlamıyla kemikleri donduran bir soğuktu. Sırtında lama postu olmasa, Karubo da hareket ettikçe ayaklarının altında kırılan kemiklerle aynı kaderi paylaşacaktı. Ne kadar usta savaşçı olursa olsun; Abarnya soğuğu ile savaşmanın bir yolu yoktu. Yegâne atı Paçi uçurum kenarında donarak ölmüştü. Olduğu yerde kalırsa o da bir süre sonra yere serili iskeletlerin arasına katılacaktı…

Thor’un Gelinliği Ve Kucakta Taşınan Kadınlar

Gök gürültüsü tanrısı, perşembe gününün sahibi, insanlığın koruyucusu, Odin oğlu Thor yatağında uyurken; parmak ucunda yürüyen bir dev, tanrılar diyarı Asgard’a sızmış ve Thor’un yanı başından sevgili çekici Mjölnir’i alarak sessizce oradan uzaklaşmış. Tabii bir devin yapabileceği kadar sessizce. Edda I. “Thor uyurken horul horul bir tanrı gibi, Yaklaşıyordu yanına düşmanın biri. Parmak ucunda gelen…

İpek Yolu’nun Altın Anahtarı

Çin’in Chang’an kentinden başlayarak Avrupa’ya kadar uzanan İpek Yolu; muhtelif güzergâhlar, fırsatlar ve tehlikeler barındırıyordu. Yollar kötü durumdaydı. Soyguncular yaygındı. Tüccarlar kendilerini ve mallarını korumak için develer veya diğer yük hayvanları ile kervanlarda bir araya gelirlerdi. Zorlu yolculuklarda tüccarların güvenli limanı olan kervansaraylar; yüz yıllar boyunca farklı kültürlere, dillere, dinlere ve hikâyelere ev sahipliği yapmıştı.

Bir sorun oluştu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.


Blogumu Takip Edin

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.